Regaib
Gecesi
Aziz ve sıddık
kardeşlerim ve fedakâr ve sadık
arkadaşlarım!
Evvelâ: Sizin, bu mübarek şuhur-u selâse ve
içindeki kıymetdar leyali-i mübarekeleri
tebrik ediyoruz. Cenab-ı Hak, herbir geceyi
sizin hakkınızda birer Leyle-i Regaib ve
Leyle-i Kadir kıymetinde size sevab versin,
âmîn. ( Kastamonu Lahikası, 84 )
Regaib Nedir?
Regâib, arapça bir kelimedir ve "reğa-be"
kökünden gelmektedir. "Reğa-be", kelime
olarak, herhangi bir şeyi istemek,
arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde
etmek için çaba sarf etmek demektir. "Reğîb"
kelimesi ise, "reğabe"'den türemiş olan bir
isimdir ve kendisine rağbet edilen,
arzulanan, taleb edilen şey demektir.
Müennesi, "reğîbe"dir. "Reğîbe"nin çoğulu da
"reğâib" dir. Kelime olarak "Regâib"in aslı
budur.
Receb’in ilk cuma gecesine Regaib gecesi
denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini
melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi
kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya
gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ,
bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar,
ikramlar] yapar. Bu geceye hürmet edenleri
affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur,
namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız
sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle
geçirmeli, kazası olan, hiç değilse bir
günlük kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan
da nafile namaz kılar, Kur’an-ı kerim okur,
tesbih çeker, tövbe istiğfar eder. Perşembe
günü oruç tutup, gecesini de ihya etmek çok
sevaptır. Receb ayında oruç tutmak
faziletlidir.
Peygamberimiz (a.s.m)’ ın Ramazan ayından
sonra en çok oruç tuttuğu ay Receb ayıdır.
Bu Receb ayında oruç tutmanın muazzam,
muhteşem sevabları var.
Bir de bu ayda sevablar kulların
defterlerinin sevab hanelerine, bol bol
dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb
denmiştir. Yâni, sevabların bol bol, şarı
şarıl, gürül gürül döküldüğü ay demek...
Sabbe, Arapçada dökmek demek... Nehrin de
böyle dağlardan çağlayarak şaldur şuldur
akıp da döküldüğü yere münsab derler; o da
aynı kökten... Receb-ül esabb; Allah'ın
rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının
şarıl şarıl, güldür güldür kullara geldiği
ay demektir.
Arifler ve din alimleri kitaplarında
yazmışlar ki, bu ay ekim, ekme, ziraat
ayıdır. Sevaplı işler, oruç tutmak, tevbe
etmek vs. güzel şeyler yapılır. Bir mahsulün
ekilmesi gibi ziraat, ekim ayıdır. Şa'ban
bakım ayıdır. Ramazan biçim ayıdır, yâni
mahsulün alındığı aydır demişler. Demek ki
Receb ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan bir
mevsimin ilk adımı olmuş oluyor.
Onun için, "Receb ayı tevbe ayıdır."
demişler. Yâni kul ne yapacak?.. "Yâ Rabbi!
Ben anlayamamışım, hatâ etmişim,
bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni
affet..." diyerek hatâsını itiraf edip,
hatâsından dönerek, Cenâb-ı Hakk'ın yoluna
girecek.
Şa'ban ayı ibadetlere devam etme ayıdır.
Ramazan da mükâfatlarını alma ayıdır. Böyle
çeşitli kelimelerle bu ayların birbirleriyle
irtibatlı olduğu beyan edilmiştir.
Regaib ile ilgili ayet-i Kerimeler:
Regâib kelimesi Kur'an'da geçmemektedir.
Ancak "reğabe"den türemiş olan çeşitli
kelimeler, Kur'ân'da sekiz yerde geçmekte ve
"reğabe"nin ifâde ettiği mana için
kullanılmaktadır .
Ayrıca, "Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri
yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı
on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.
İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.
Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin."
(Tevbe Suresi, 36) Hz. Peygamber’in ( a.s.m
) ( aşağıda hadisler bölümünde bulunan) bir
hadisinde, ayet-i kerimede işaret buyurulan
haram ayların, Zilkade, Zilhicce, Muharrem
ve Recep ayları olduğu vurgulanmaktadır: "
Receb Ayı ve Regaib Gecesi ile İlgili
Hadis-i Şerifler:
• Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları
mağfiret eder. [Gunye]
• Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün
ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana,
Receb’in hepsini tutmuş gibi sevap verilir.
[Miftah-ül-cenne]
• Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir
gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir
asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden
uzaklaşır.) [Ebu Yala]
• Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez.
Regaib gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma,
Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.)
[İbn-i Asâkir]
• “Receb-i Şerîf’in birinci gününde oruç
tutmak üç senelik, ikinci günü oruçlu olmak
iki senelik ve yine üçüncü günü oruçlu
bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret
olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık
küçük günahların af ve mağfiretine vesile
olur.” buyuruyorlar. (Camiu-s sağir)
• İbn-i Abbas -radiyallahu anh- Hazretleri:
“Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-
Recep ayında bazen o kadar çok oruç tutardı
ki, biz O’nu hiç iftar etmeyecek
zannederdik. Bazen de o kadar çok iftar
ederdi ki, biz O’nu hiç oruç tutmayacak
zannederdik.” buyurmuştur. (Müslim)
• Muhakkak zaman, Allah’ın yarattığı günkü
şekliyle akıp gitmektedir. Yıl on iki aydır.
Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü ard
arda gelmektedir. Zilkade, Zilhicce,
Muharrem bir de Cemaziye’l-âhirle Şaban
ayları arasında gelen Mudar kabilesinin ayı
Recep ayıdır." (Buhârî, Tefsir, Sure, 8,9)
• "Recep ayı Allah’ın ayı, Şaban benim ayım,
Ramazan da ümmetimin ayıdır." (Aclûnî,
Keşfu’l-Hafâ, 1/423)
• Yine mübarek üç aylardan ilki olan Receb
ayının önemi ve değeri hakkında Enes b.
Malik ( r.a. )'dan şöyle rivayet edilir:
Receb ayı girdiğinde Hz. Peygamber şöyle
derdi: "Allahım! Recep ve Şaban'ı bize
mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır."
(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)
• Receb’in ilk cuma gecesini ihya edene,
Allahü teâlâ, kabir azabı yapmaz. Duâlarını
kabul eder. Yalnız, 7 kimsenin duasını kabul
etmez: Faizci, Müslümanları aşağı gören, ana
babasına eziyet eden, Müslüman olan ve dinin
emirlerine uyan kocasını dinlemeyen kadın,
çalgıcı, livata ve zina eden, beş vakit
namazı kılmayan. [Bu günahlardan
vazgeçmedikçe, duaları kabul olmaz.]
[Saadet-i Ebediyye]
• Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda
hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün
oruç tutana, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba
kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem
kapıları kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin
8 kapısı açılır. On gün oruç tutana, Allah
istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir
münadi, “Geçmiş günahların affoldu” der.
Receb ayında Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı
gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını oruçlu
geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını
emretti. [Taberânî]
• Kim Receb ayında, takva üzere bir gün oruç
tutarsa, oruç tutulan günler dile gelip “Ya
Rabbi onu mağfiret et” derler. [Ebû
Muhammed]
• Hz. Aişe ( r.a ) validemiz, “Resûlullah,
pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmaya
çok önem verirdi.” buyuruyor. Çünkü Hadis-i
Şerifte, “Ameller Allahü teâlâya pazartesi
ve perşembe günleri arz edilir. Ben de
amelimin oruçlu iken arz edilmesini
istiyorum.” buyururdu. (Tirmizî)
• Receb ayında yapılan dua kabul edilir,
günahlar affedilir. Bu ayda günah işleyenin
cezası da kat kat olur. Hz. Hüseyin ( r.a)
anlatır:
“Kâbe’yi tavaf ederken, yanık sesle Allahü
teâlâya dua eden bir kimsenin sesini
işittik. Babam bunu çağırmamı emretti. Güzel
yüzlü, temiz bir kimseydi. Ancak sağ tarafı
felç olmuş, kurumuş, hareketsiz idi. Ona,
“Sen kimsin, durumun ne böyle?” dedim. O
kimse dedi ki:
“Adım Menazil... Ben çalgı çalmak, şarkı
söylemekle şöhret salmış, Arabistan’ın
ünlülerinden bir gençtim. Hep nefsin
arzuları peşinde koştum. Receb ve Şaban
aylarında bile, bu günahlara devam ederdim.
Salih babam, beni bu günahlardan kurtarmaya
çalıştı. Bana, “Allahü Teâlânın azabı
şiddetlidir, bir anda kahredebilir. Kötü
arkadaşlardan vazgeç, bu kötü işleri bırak!
Melekler ve bu aylar senden şikâyet
ediyorlar” dedi. Nasihate hiç tahammülüm
yoktu. Babamın üzerine yürüyüp, döverek
susturdum. Üzüntülü ve kırık kalble, “Bu
aylarda oruç tutup, geceleri ibadet
ediyorum. Beytullah’a gidip şerrinden
korunmak için, Allahü teâlâdan yardım
dileyeceğim” dedi. Bir hafta oruç tutup,
Kâbe’ye giderek, “Ey Rabbim, mazlumların
âhını yerde bırakmazsın. Bu ayda, bu mübarek
yerlerde yapılan duaları red etmezsin.
Hakkımı oğlumdan al, onu felç et!” diye dua
etti. Henüz duası bitmeden sağ tarafım felç
oldu. Beni gören, “Baba bedduasına uğramış
kişi” derdi.”
Hz. Hüseyin, “Baban bu hâline ne dedi?”
buyurdu. O genç, “Babamdan özür diledim.
Onun da babalık şefkati galip gelerek beni
bağışladı. Beddua ettiği yerde, bu sefer
şifa bulmam için hayır dua etmek üzere deve
ile gelirken, devenin ürkmesi ile babam
düşüp öldü. Şimdi çaresizim.” diyor. Hz. Ali
bu felçli gence dua ediyor, Receb’de yaptığı
bu dua bereketiyle de Hak teâlâ ona şifa
ihsan ediyor.
Regaib Gecesi ile İlgili Risale-i Nur’da
Geçen İfadeler:
Üstadımız! Nur talebelerinin okudukları bir
eşi, bir benzeri daha dünyada olmayan
"Cevşen-ül Kebir" isimli Peygamberimiz
Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz
Hazretlerinin duasını ve çok sevablı, çok
nurlu, çok faziletli salavat-ı
şerifelerinizi elde ettik, okumağa başladık.
Sizin devam ettiğiniz bu pek kıymetdar, çok
mübarek evradlar; bizim zikrimiz, bizim
virdimiz oldu elhamdülillah! Fakat en ziyade
Risaleleri okumağa gayret ediyoruz,
ehemmiyet veriyoruz. Çünki Nur Risalelerini
ne kadar sık sık okursak, bu dualardan daha
ziyade feyz alıyoruz. Duaları, evradları
mübarek gecelerde, hususan Leyle-i Regaib ve
Leyle-i Mi'rac ve Leyle-i Berat, Leyle-i
Kadir ve Cuma geceleri gibi vakitlerde
okuyoruz. (Hanımlar Rehberi: 158)
“Evvelâ: Tekraren hem sizin Receb-i
şerifinizi ve Leyle-i Regaib’inizi tebrik,
hem Safranbolu’lu kardeşlerimizin
tebriklerine mukabeleten şuhur-u
selâselerini ve dört leyali-i mübarekelerini
ve Nurlarla gayet ciddî alâkalarını tebrik
ederiz." (Emirdağ L. - 1: 166)
Evvelâ: Seksen küsur sene bir ömr-ü manevîyi
sizlere kazandıracak olan şuhur-u selâse-i
mübarekeyi ve bilhassa bu geceki Leyle-i
Regaib'i tebrik ediyoruz. (Kastamonu L.:
147)
“Evvelen: Seksen sene bir manevî ömr-ü bâki
kazandıran şuhur-u selâsenizi ve mübarek
kudsî gecelerinizi ve leyle-i regaibinizi ve
leyle-i mi’racınızı ve leyle-i beratınızı ve
leyle-i kadrinizi ruh u canımızla tebrik ve
herbir Nurcunun manevî kazançları ve duaları
umum kardeşleri hakkında makbuliyetini
rahmet-i İlahiyeden rica ve hizmet-i
Nuriyede muvaffakıyetinizi tebrik ederiz."
(Emirdağ L.-2: 121)
Birinci Sualiniz: Mü'minin mü'mine en iyi
duası nasıl olmalıdır?
Elcevab: Esbab-ı kabul dairesinde olmalı.
Çünki bazı şerait dâhilinde dua makbul olur.
Şerait-i kabulün içtimaı nisbetinde
makbuliyeti ziyadeleşir. Ezcümle: Dua
edileceği vakit, istiğfar ile manevî
temizlenmeli, sonra makbul bir dua olan
salavat-ı şerifeyi şefaatçı gibi zikretmeli
ve âhirde yine salavat getirmeli. Çünki iki
makbul duanın ortasında bir dua makbul olur.
Hem bi-zahr-il gayb yani "gıyaben ona
dua etmek"; hem hadîste ve Kur'anda gelen
me'sur dualarla dua etmek. Meselâ:
Allahumme inni es’elukel afve vel-afiyete
livelehu fid-dini ved-dünya vel-ahiret
Rebbenatina fid-dünya haseneten ve
fil-ahireti haseneten ve gıne azabennar.
gibi câmi' dualarla dua etmek; hem hulûs ve
huşu' ve huzur-u kalb ile dua etmek; hem
namazın sonunda, bilhassa sabah namazından
sonra; hem mevâki'-i mübarekede, hususan
mescidlerde; hem Cum'ada, hususan saat-ı
icabede; hem şuhur-u selâsede, hususan
leyali-i meşhurede; hem ramazanda, hususan
leyle-i kadirde dua etmek kabule karin
olması rahmet-i İlahiyeden kaviyyen
me'muldür. O makbul duanın ya aynen dünyada
eseri görünür veyahut dua olunanın âhiretine
ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur.
Demek aynı maksad yerine gelmezse, dua kabul
olmadı denilmez; belki daha iyi bir surette
kabul edilmiş denilir. (Mektubat)
Mübarek Kandil Gecelerini Nasıl
Değerlendirmeliyiz?
1. Kur'an-ı Kerim okuyarak,
2. Peygamberimiz ( a.s.m)’ın mübarek duası
olan Cevşen-ül Kebiri okuyarak,
3. Aile bireyleriyle birlikte günün mana ve
ehemmiyeti hakkında sohbet ederek,
4. Allah rızası için namaz kılarak,
5. Hayatımızın geçmiş günleri ve yılları
hakkında muhasebe yaparak,
6. Günahlarımızın bağışlanması için
Allah'tan af dileyerek,
7. Sevgili Peygamberimize bol bol salât ve
selâm okuyarak,
8. Dünya ve ahirete ait dileklerimiz için
dua ederek,
9. Hastaları, yaşlıları ziyaret ederek;
yoksulları, öksüz ve yetimleri sevindirerek,
10. Eş, dost ve yakınlarımızla
tebrikleşerek,
11. Dargın ve küskünleri barıştırarak,
değerlendirebiliriz
Regaib Gecesi Namazı Nasıl Kılınır?
Regâib Gecesi Namazı: Bu geceyi ibâdetle
geçirmenin sevabı pek çoktur. Bu gecede
kılınacak namaz 12 rek’attir. Bu namazın
kılınışı şöyledir:
Her rek’atta fatihadan sonra üç kadir suresi
ile 12 adette ihlas suresi okunur. Her iki
rek’atta bir selam verilerek 12 rek’at
tamamlanır. On ikinci rek’at kılınıp selam
verildikten sonra yerinden kalkmadan yetmiş
kere “ Allahumme salli ala Muhammedinin
nebiyyil ummiyyi ve ala alihi” denilir.
Sonra secdeye varılır. Secdede yetmiş kere “
subbuhun kuddusun Rabb-ul melaiketi verruhi”
denir.
Sonra secdeden kalkılarak ettahiyyatta
oturulur. Ve yetmiş kere “Rabbiğfir ve erham
ve tecavez ta’lemü” dedikten sonra tekrar
secde edilir. Secdede yetmiş kere “ subbuhun
kuddusun Rabb-ul melaiketi verruhi” dedikten
sonra, isteklerimizi alemlerin Rabbine arz
edilir. ( İhya ulumuddin, Bedir yayınları,
1974, c:1, s:555)
Regâib namazını cemaatle kılmak bid'attir.
Zaten terâvihten başka hiçbir nâfile namaz
cemaatle kılınmaz.